İdare hukuku kamu yararını amaçlayan ve bir tarafın Devlet olduğu bir kamu hukuku dalıdır. İdari makamlar, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla idari işlem ve eylemlerinde takdir yetkisini ve kamu gücünü kullanır. Ancak bu yetkilerin kullanımı sırasında kişiler hak kaybına uğrayabilir. İdari yargı bu hak kaybının ortadan kaldırılması ve onarılması için başvurulan yolları içerir. Bunun için idareye başvuru, idari yargıda iptal ve/veya tam yargı davaları açılabilir.
İdari yargıda açılan başlıca davalar şunlardır:
Disiplin (uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, devlet memurluğundan çıkarma) cezalarının iptali,
Olağanüstü Hal Komisyonu ret işleminin iptali, acele kamulaştırma, memur atama ve nakil işlemlerinin iptali,
sınav ve mülakat işlemlerinin iptali. Ayrıca yürütmenin durdurulması istemi de mümkündür.
Bu yollara başvuru elbette sınırsız değildir. Tüm yolların kendilerine özgü süreleri ve şartları mevcuttur. Görevli mahkemeler; İdare mahkemeleri, vergi mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay’dır. Vergi Hukuku da çoğunlukla idare hukuku ile birlikte ele alınmaktadır. Nitekim idare mahkemeleri ile vergi mahkemelerinin istinaf ve temyiz mercii ortaktır. Her ikisinin istinaf mercii de Bölge İdare Mahkemeleri ve temyiz mercii Danıştay iken idari dava daireleri ve vergi dava daireleri olarak ayrılmaktadır. Davalar dosya üzerinden ya da duruşmalı olarak görülebilir.
İdare ve vergi hukukunda mevzuat birliği bulunmamaktadır, yani İdare Kanunu ya da Vergi Kanunu gibi tek bir kanun söz konusu değildir. Çok sayıda ve çeşitli kanunlar mevcuttur. Ancak idari yargılamalarda temel kanun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunudur. İdare ve vergi davaları sıkı şekil şartlarına tabi olup kişilerin hakkının korunması için yetkin kişilerce iyi takip edilmesi gereken davalardır. Önemle belirtmek isteriz ki idare avukatı, idari yargı avukatı gibi kavramlar Avukatlık Kanununda ve Avukatlık Meslek Kurallarında yer almamaktadır.
Avukatlık Ücreti (Vekalet Ücreti)
İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştayda avukatla temsil edilmeye ilişkin ücretler kendi bilgi birikimi, tecrübesi, harcadığı emek ve mesaiye göre avukatlar tarafından belirlenir. Her yıl Ankara Barosu tarafından Avukat-İş Sahibi arasındaki en az ücret tarifesi yayımlanmaktadır.
