Konut ve İş Yeri Kiralarına Bankadan/PTT’den Ödeme Zorunluluğu

Konut ve İş Yeri Kiralarına Bankadan/PTT’den Ödeme Zorunluluğu: Yasal Düzenlemeler ve Öngörülen Cezalar

Giriş

Kira hukuku, kiracılar ve kiraya verenler arasındaki ilişkileri düzenleyen temel bir alandır. Konut ve iş yeri kiraları, taraflar arasındaki hak ve yükümlülükleri belirleyerek her iki tarafın da çıkarlarını korumayı amaçlar. Ancak özellikle son yıllarda, kira ilişkilerinde karşılaşılan sorunlar, dolandırıcılık vakaları ve vergi kaçırma eylemleri bu alanda yeni düzenlemelere olan ihtiyacı artırmıştır.

Kira sözleşmeleri çoğunlukla belirli bir süre için yapılan ve karşılıklı hakları güvence altına alan sözleşmelerdir. Bununla birlikte bu sözleşmelerin uygulanması sırasında ortaya çıkan sorunlar, yasal müdahaleleri zorunlu kılmıştır. Bankadan ödeme zorunluluğu gibi yenilikler, kira sözleşmelerinin daha şeffaf bir biçimde yürütülmesine olanak tanımaktadır. Bu yazıda konut ve iş yeri kiralarına getirilen bankadan ödeme zorunluluğunun kapsamı, yasal dayanağı, taraflara olan etkileri ve piyasa üzerindeki olası yansımaları incelenecektir.

17.10.2024 tarihli Gelir Vergisi Genel Tebliği ile konut ve iş yeri kiraları hakkında tevsik zorunluluğu getirilmiştir. Tevsik zorunluluğu, kira bedellerinin tahsil edildiğinin ya da ödendiğinin belgelendirilmesi anlamına gelmektedir. Tebliğde, bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) tarafından düzenlenen belgelerle tevsik zorunlu kılınmıştır.

Kapsamı

Tevsik zorunluluğu konut ve iş yeri kiraları için yapılan kira ödemelerini kapsamaktadır. Bu bağlamda taşınır kiraları ile konut ve iş yeri dışında kalan taşınmaz kiraları tevsik zorunluluğu kapsamında değildir.

Dikkat edilecek hususlardan biri, iş yeri kiralarının Türk Borçlar Kanunundaki gibi çatılı iş yeri olarak ayrılmaması ve sınırlandırılmamasıdır. Tebliğde “konut ve iş yeri” olarak geçmektedir. Dolayısıyla tüm iş yeri kiraları bu kapsamdadır.

Tevsik zorunluluğu, hem kiraya veren hem de kiracı yönünden öngörülmüştür. Her iki taraf için de kira ödemelerinin ve tahsilatının belgelendirilmesi zorunlu tutulmuştur. Keza tevsik zorunluluğuna uyulmamasının yaptırımı da her iki taraf için düzenlenmiştir. Bir başka ifadeyle, bu düzenlemeye uymayan her iki taraf hakkında da ceza uygulanacaktır.

Haftalık, günlük veya benzeri şekilde kısa süreli konut kiralamaları da bu kapsama dahil edilmiştir.

Mahkeme yoluyla, icra yoluyla ya da aynî olarak yapılan tahsilat ve ödemeler tevsik zorunluluğu kapsamında değildir.

Hisseli taşınmazlar yönünden, kira bedelinin tamamı kiraya verenlerden birine usulüne uygun şekilde ödenmişse tevsik zorunluluğu yerine getirilmiş sayılır.

Tevsik zorunluluğuna uygun ödeme yolları: (Bankalar veya PTT aracılığı ile olmak üzere) Para yatırma, havale, EFT, çek, banka kartı, kredi kartı, internet şubesi, banka şubesi.

Yasal Dayanak

Kira bedellerinin bankadan ya da PTT yoluyla ödeme zorunluluğu, 17.10.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 328 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle yaptırım da içeren yasal bir çerçeveye oturtulmuştur. Tebliğin tam metni ve metindeki örneklendirmeler yazının sonunda yer almaktadır.

Düzenlemenin Amacı

Kira bedellerinin bankadan ya da PTT yoluyla ödeme zorunluluğunun temel amacı kira ödemelerinin daha kolay bir şekilde kontrol edilebilmesi ve vergilendirilmesidir. Kira bedellerinin ödenmesine rağmen kira gelir vergisi ödemelerinin gerçekleştirilmemesinin ya da az ödenmesinin önüne geçmek amaçlanmıştır. Bu şekilde gerçek ve/veya tüzel kişiler arasındaki kira bedeli ödemeleri kontrol edilebilecek ve vergi ödemeleri sağlanabilecektir.

Yaptırım

Tebliğ, düzenlemeye uyulmaması halinde hem kiraya veren hem de kiracı yönünden yaptırım öngörmüştür. Bu şekilde sadece vergi ödemeyen tarafın değil, sözleşmenin diğer tarafının da cezalandırılması yolu ile vergi kaçırma yönünden caydırıcılık artırılmıştır.

Kira ödemelerini banka veya PTT yoluyla değil de nakit olarak elden gerçekleştirdiği tespit edilen kişiler hakkında özel usulsüzlük cezaları öngörülmüştür. Özel usulsüzlük cezaları, para ödeme şeklinde infaz edilmektedir.

Ceza, nispi olarak öngörülmüştür. İşleme konu tutarın %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası belirlenmiştir. Ancak birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 20.000 Türk lirasından, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 10.000 Türk lirasından, yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 5.000 Türk lirasından az olamaz.

Bir takvim yılı içindeki toplam ceza 20 milyon Türk lirasını geçemez.

Zorunluluğa uymadan ödeme yapanlar bu durumu 5 iş günü içinde idareye bildirirse, bildiren yönünden ceza uygulanmaz.

Ceza miktarları yeniden değerleme oranında artırılır.

Kiracı ve Kiraya Veren Açısından Etkileri

Kiracılar Yönünden:

Banka veya PTT aracılığıyla yapılan ödemeler, kiracıların ödeme geçmişlerini belgelendirir. Bu durum ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispatı yönünden oldukça önem taşır. Ayrıca ödemelerin belgelendirilmesi daha sonraki zamanlarda kredi başvurularında olumlu bir etki oluşturabilir.

Kira ödemelerinin banka veya PTT aracılığıyla yapılması kiracı yönünden bir mali disiplin oluşturur. Kiracılar kendi harcamalarını net olarak gördükleri için ekonomik planlamalarını daha kolay yapabilecektir.

Kira bedellerinde nakit ödemelerin ortadan kalkması, dolandırıcılık gibi riskleri en aza indirir.

Düzenlemenin kiracılar yönünden olumsuz bir yönü bankalardan ya da PTT’den yapılan ödemelerin havale/EFT ücreti, işlem ücreti gibi ek maliyetlerinin olabilmesidir.

Kiraya verenler Yönünden:

Banka üzerinden yapılan ödemeler, kiraya verenlerin kira alacaklarını daha kolay takip etmelerini sağlar. Bu durum ödemeleri netleştirdiği gibi tahsilat süreçlerinin de hızlanmasını sağlaabilir.

Kira bedellerinde nakit ödemelerin ortadan kalkması, dolandırıcılık gibi riskleri en aza indirir.

Kiraya verenler, kiracıların bankaya bağlı kalmasından dolayı esneklik kaybı yaşayabilirler.

Uygulama Süreci

Yeni düzenlemenin uygulanması, kiracıların ve kiraya verenlerin bazı hususları göz önünde bulundurmasını gerektirir. Kiracıların, bankaları aracılığıyla kira bedelini zamanında yatırmaları ve bu ödemeleri belgelendirmeleri önemlidir. Kiraya verenler ise banka hesap bilgilerini kiracılara açıkça bildirmeli ve sürecin doğru işlediğinden emin olmalıdır.

2024 yılı itibarıyla teknolojinin yeterince gelişmiş olması da dikkate alındığında halihazırda ödemelerini kayıtlı olarak gerçekleştiren çok sayıda kiracı olduğu bilinmektedir. Günümüzde yalnızca kira ödemeleri değil pek çok ödeme banka yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle 17.10.2024 tarihi itibarıyla getirilen zorunluluğun uygulanması yönünde çok sıkıntı yaşanması öngörülmemektedir.

Olası sorunlar arasında, bankanın sisteminde yaşanabilecek aksaklıklar ya da kiracının ödeme yapmaması durumunda nasıl bir yol izleneceği bulunmaktadır. Bu tür durumlar için hukuki çözümler halihazırda bulunmaktadır.

Piyasa Üzerindeki Etkiler

Banka ya da PTT aracılığı ile kira ödeme zorunluluğu, kiralama piyasasında önemli değişikliklere yol açabilir. Kiraların belirlenmesi, ödemelerin izlenebilirliği sayesinde daha şeffaf hale gelir. Bu durum, piyasa fiyatlarının daha belirgin bir şekilde oluşmasına katkıda bulunabilir.

Gerek yeni kiralanacak olan taşınmazlar yönünden, gerekse devam eden yargılamaların çözümlenmesi yönünden piyasa bedellerinin belirginleşmesi olumlu katkı sağlayacaktır.

Ancak yeni düzenleme ile birlikte kiraların artması gibi olumsuz etkilerin de ortaya çıkması da olasıdır.

Sonuç

Konut ve iş yeri kiralarına bankadan ödeme zorunluluğu, uzun vadede sektördeki güvenilirliği artırabilir. Ancak uygulamanın başlangıç aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların çözülmesi ve tüm tarafların bu yeni düzenlemeye adapte olması gerekmektedir. Gelecekte, bu değişikliğin kiralama piyasasında nasıl bir etki yaratacağı, piyasanın dinamiklerine ve kullanıcıların adaptasyon süreçlerine bağlı olarak şekillenecektir.

Bu makale, yeni düzenlemenin temel noktalarını ve olası etkilerini incelemektedir. Hukuki danışmanlık süreçlerinde, her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini göz önünde bulundurması önemlidir.

17.10.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 328 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

17 Ekim 2024 PERŞEMBE

Resmî Gazete

Sayı : 32695

TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 328)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Kapsam

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendiyle Bakanlığımıza, mükelleflere ve mükellef olmayanlara, muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir.

(2) Bakanlığımıza verilen bu yetkiye istinaden, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile mükellef olmayanların gerçekleştirdikleri iş yeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin;

– 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda tanımlanan bankalar,

– 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre kurulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi,

tarafından düzenlenen belgelerle tevsiki ile tevsik yükümlülüğüne uyulmaması durumunda tatbik edilecek cezai müeyyidelerin uygulanmasına ilişkin açıklamalar bu Tebliğin amaç ve kapsamını oluşturmaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM

Tevsik Zorunluluğunun Kapsamı ve Ceza Uygulaması

Tevsik zorunluluğunun kapsamı ve tevsik zorunluluğu getirilen işlemlerde belge düzeni

MADDE 2- (1) Konutlarda ve iş yerlerinde, konutunu ve iş yerini kiraya verenler ve bunları kiralayanların, kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerini bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunludur.

(2) Haftalık, günlük veya benzeri şekilde kısa süreli konut kiralamalarına ilişkin yapılan tahsilat ve ödemeler de tevsik kapsamındadır.

(3) Konut ve iş yerini kiraya verenler ve bunları kiralayanların, kira bedeline ilişkin mahkeme ve icra yoluyla veya ayni olarak yaptıkları tahsilat ve ödemeler tevsik zorunluluğu kapsamında değildir.

(4) Hisseli gayrimenkullerin kiralanmasında, kira bedelinin tamamının kiraya verenlerden birine bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla ödenmesi durumunda, tevsik zorunluluğunun yerine getirildiği kabul edilir.

(5) Bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracı kılınmak suretiyle; para yatırma, havale, EFT, çek, banka ve kredi kartı gibi araçlar kullanılmak suretiyle yapılan tahsilat ve ödemeler karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden, bu belgeler tevsik edici belge kabul edilecektir. Bankaların internet şubeleri üzerinden yapılan ödeme ve tahsilatlar da aynı kapsamdadır. Kişilerin kira ödemelerini; banka şubelerine giderek T.C. kimlik numarası, vergi kimlik numarası, ad soyad/unvan bilgileri ve “kira ödemesi” açıklamasıyla kiraya verenin hesabına yatırması durumunda da tevsik yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılır.

Ceza uygulaması

MADDE 3- (1) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hüküm uyarınca, 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesiyle getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.

(2) Anılan madde uyarınca, bu Tebliğ ile getirilen zorunluluklara uymayanların her birine, her bir işlem için 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13 üncü maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca;

– Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 20.000 Türk lirasından,

– İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 10.000 Türk lirasından,

– Yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 5.000 Türk lirasından,

az olmamak üzere işleme konu tutarın %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

(3) Ancak, bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez.

(4) Tevsik zorunluluğuna aykırı bir şekilde ödeme yapanların; durumu, ödemeyi takip eden beş iş günü içerisinde kendiliğinden idareye bildirmesi halinde, ödemede bulunan adına bu düzenleme uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmez.

(5) Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayanlar için asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan tutarlar ile ceza miktarları her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanun uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır.

Örnek 1: Gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan (A), sahibi olduğu gayrimenkulünü, 2024 yılında mükellefiyeti bulunmayan (B)’ye konut olarak kiraya vermiş olup konutun aylık kira bedeli 20.000 TL’dir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, 2024 yılı Kasım ayına ait kira bedelinin elden ödendiği tespit edilmiştir.

Bu durumda, elden yapılan kira ödemesi nedeniyle tevsik zorunluluğuna uyulmadığından, gayrimenkul sermaye iradı yönünden mükellefiyeti bulunan kiraya veren (A) ve mükellefiyeti bulunmayan kiracı (B)’ye 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Buna göre; elden tahsil edilen ve ödenen 20.000 TL kira tutarı için bu tutarın %10’u oranında hesaplanan (20.000 TLx0,10=) 2.000 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı olan 5.000 TL’nin altında kaldığından, (A) ve (B)’ye ayrı ayrı Kasım ayı için (1×5.000=) 5.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Kiracı (B)’nin; ödemenin tevsik zorunluluğuna uymadan yapıldığını, ödemeyi takip eden beş iş günü içerisinde kendiliğinden idareye bildirmesi durumunda ise kiracı (B)’ye özel usulsüzlük cezası kesilmeyecektir.

Örnek 2: Gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan (C), sahibi olduğu gayrimenkulünü 15/10/2024 tarihinden itibaren vergi mükellefi olmayan (D)’ye aylık 25.000 TL’ye konut olarak kiraya vermiştir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, 2024 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait kira bedellerinin 10.000 TL’sinin banka aracılığıyla, kalan 15.000 TL’sinin ise elden ödendiği tespit edilmiştir.

Bu durumda, elden yapılan kira ödemeleri nedeniyle tevsik zorunluluğuna uyulmadığından, kiraya veren (C) ile kiracı (D)’ye, her bir işlem için 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Buna göre; her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, elden tahsil edilen ve ödenen 15.000 TL kira tutarı için bu tutarın %10’u oranında hesaplanan (15.000 TLx0,10=) 1.500 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı olan 5.000 TL’nin altında kaldığından, (C) ve (D)’ye ayrı ayrı Ekim, Kasım ve Aralık ayları için (3×5.000=) 15.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Aynı durumun 2025 ve sonraki yıllarda da devam etmesi halinde, bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır.

Örnek 3: Gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan (E) sahibi olduğu gayrimenkulünü, 2024 yılında serbest meslek kazancı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan (F)’ye konut olarak aylık 25.000 TL’ye kiraya vermiştir. Serbest meslek erbabı (F), kiraladığı konutu mesleki faaliyetinden bağımsız olarak ikamet amaçlı olarak kullanmaktadır.

Yapılan araştırmalar sonucunda, kiracı (F)’nin 2024 yılı Kasım, Aralık aylarına ilişkin kira bedellerini elden ödediği tespit edilmiştir.

Bu durumda, elden yapılan kira ödemeleri nedeniyle tevsik zorunluluğuna uyulmadığından, kiraya veren (E) ve kiracı (F)’ye 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Buna göre; her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, elden tahsil edilen ve ödenen 25.000 TL kira tutarı için bu tutarın %10’u oranında hesaplanan (25.000 TLx0,10=) 2.500 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı olan 5.000 TL’nin altında kaldığından, (E) ve (F)’ye ayrı ayrı Kasım ve Aralık ayları için (2×5.000=) 10.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Örnek 4: Gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan (G) ve (H)’nin, %50 hisse nispetinde sahibi oldukları gayrimenkul, 2024 yılında ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan ve bilanço esasına göre defter tutan (I)’ya iş yeri olarak aylık 40.000 TL’ye kiraya verilmiştir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, kiracı (I)’nın 2024 yılı Ekim, Kasım aylarına ilişkin kira bedellerini elden ödediği tespit edilmiştir.

Bu durumda, elden yapılan kira ödemeleri nedeniyle tevsik zorunluluğuna uyulmadığından, gayrimenkul sermaye iradı yönünden mükellefiyeti bulunan kiraya veren (G) ve (H)’ye ayrı ayrı olmak üzere 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre, ticari kazanç mükellefi (I)’ya ise 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Buna göre; kiraya veren (G) ve (H)’ye, her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, hisseleri nispetinde elden tahsil ettikleri 20.000 TL kira tutarlarının %10’u oranında hesaplanan (20.000 TLx0,10=) 2.000 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı olan 5.000 TL’nin altında kaldığından, toplamda iki ay için (2×5.000=) 10.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Kiracı (I)’ya, her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, elden ödediği 40.000 TL kira tutarlarının %10’u oranında hesaplanan (40.000 TLx0,10=) 4.000 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı 20.000 TL’nin altında kaldığından, toplamda iki ay için (2×20.000=) 40.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Kiracı (I) tarafından, kira bedelinin tamamının hissedarlardan herhangi birine bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla ödenmesi durumunda ise hem kiraya verenler hem de kiracı tarafından tevsik yükümlülüğünün yerine getirildiği kabul edilecektir.

Örnek 5: Gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan ve gelir vergisine ilişkin başka bir faaliyeti bulunmayan (İ)’ye ait olan gayrimenkul, 2024 yılının Ekim ayından itibaren 30.000 TL’ye iş yeri olarak ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan ve bilanço esasına göre defter tutan (J)’ye kiraya verilmiştir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, kiracı (J)’nin, 2024 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin kira bedellerinin 10.000 TL’sini banka aracılığıyla, kalan 20.000 TL’sini ise elden ödediği tespit edilmiştir.

Bu durumda, elden yapılan kira ödemeleri nedeniyle tevsik zorunluluğuna uyulmadığından, kiraya veren (İ)’ye 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre, ticari kazanç mükellefi kiracı (J)’ye ise 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Buna göre; kiraya veren (İ)’ye, her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, elden tahsil ettiği 20.000 TL kira tutarlarının %10’u oranında hesaplanan (20.000 TLx0,10=) 2.000 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı olan 5.000 TL’nin altında kaldığından toplamda üç ay için (3×5.000=) 15.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Kiracı (J)’ye, her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, elden ödediği 20.000 TL kira tutarlarının %10’u oranında hesaplanan (20.000 TLx0,10=) 2.000 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı 20.000 TL’nin altında kaldığından toplamda üç ay için (3×20.000=) 60.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Aynı durumun 2025 ve sonraki yıllarda da devam etmesi halinde, bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır.

Örnek 6: Bilanço esasına göre defter tutan ticari kazanç mükellefi (K), ticari işletmesine kayıtlı gayrimenkulü, 2024 yılının Ekim ayından itibaren 350.000 TL’ye iş yeri olarak (L) A.Ş.’ye kiraya vermiştir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, kiracı (L) A.Ş.’nin, 2024 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin kira bedellerinin 100.000 TL’sini banka aracılığıyla, kalan 250.000 TL’sini ise elden ödediği tespit edilmiştir.

Bu durumda, elden yapılan kira ödemeleri nedeniyle tevsik zorunluluğuna uyulmadığından, kiraya veren (K)’ye ve kiracı (L) A.Ş.’ye 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Buna göre; kiraya veren (K) ve kiracı (L) A.Ş.’ye, her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, elden ödenen ve tahsil edilen 250.000 TL kira tutarlarının %10’u oranında hesaplanan (250.000 TLx0,10=) 25.000 TL ceza tutarı, asgari ceza tutarı 20.000 TL’nin üzerinde olduğundan, toplamda üç ay için (3×25.000=) 75.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Aynı durumun 2025 ve sonraki yıllarda da devam etmesi halinde, bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır.

Örnek 7: Sahibi olduğu konutu kısa süreli olarak günlük, haftalık veya aylık olarak kiraya veren ve bu faaliyeti nedeniyle işletme hesabı esasına göre defter tutan ticari kazanç mükellefi (M), 2024 yılının Ekim ayında on beşer günlük konaklayan müşterileri (N) ve (O)’nun her birinden 60.000 TL hizmet bedelini peşin olarak elden tahsil etmiştir.

Bu durumda, elden yapılan kira ödemeleri nedeniyle tevsik zorunluluğuna uyulmadığından, kiraya veren ticari kazanç mükellefi (M)’ye 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine göre, müşteri (N) ve (O)’ya ise ayrı ayrı olmak üzere 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Buna göre; kiraya veren (M)’ye, her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere, elden tahsil ettiği 60.000 TL kira tutarlarının %10’u oranında hesaplanan (60.000 TLx0,10=) 6.000 TL ceza tutarı, 2024 yılına ilişkin belirlenen asgari ceza tutarı 10.000 TL’nin altında kaldığından toplamda iki işlem için (2×10.000=) 20.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Müşteri (N) ve (O)’nun her birine ise elden ödedikleri 60.000 TL kira tutarının %10’u olarak hesaplanan ve asgari ceza tutarı üzerinde kalan (60.000 TLx0,10=) 6.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

(6) Tevsik yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile adına ceza kesilen mükellefler, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinde ve “Uzlaşma” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan ilgili hükümlerden faydalanabileceklerdir.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 4- (1) 29/7/2008 tarihli ve 26951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 268) yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 5- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Leave a Comment