DOLANDIRICILIK SUÇU
Dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanununun 157 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Dolandırıcılık Suçunun Temel Şekli
Suçun temel şekli hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp aldatılan kişinin veya başkasının zararına, aldatan kişinin kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması ile gerçekleşir. Bu suçun cezası hem hapis hem de para cezasıdır. Ceza seçimlik olmayıp her ikisine birden hükmedilir. Hapis cezasının alt sınırı 1 yıl iken üst sınırı 5 yıldır. Adli para cezasının ise yalnızca üst sınırı bulunmakta olup üst sınır beş bin gündür.
Suçun temel şekli, yani basit dolandırıcılık, uzlaşma kapsamında yer almaktadır. Suçun mağduru ile şüphelisi/sanığı uzlaşabilir.
Suçun Nitelikli Halleri
Kanunda suçun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin işlenmesi halinde daha ağır hapis cezasına hükmolunur. Suçun nitelikli halleri şunlardır: Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak, kamu kurum ve kuruluşlarının-kamu meslek kuruluşlarının-siyasi parti-vakıf-dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak, sigorta bedelini almak maksadıyla, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka-sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi, kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatmak. Kanunda sınırlı olarak sayılan bu nitelikli hallerin varlığı durumunda hapis cezasının aralığı 3 yıl ile 10 yıl arasında tutulmuştur.
Şu hallerde hapis cezasının alt sınırı 4 yıl iken adli para cezasının alt sınırı suçtan elde edilen menfaatin iki katıdır: kamu kurum ve kuruluşlarının zararına, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak, sigorta bedelini almak maksadıyla, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka-sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi.
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının cezasında artırımın bir başka nedeni topluca veya örgüt kapsamında işlenmesidir. 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse cezada yarı oranda artışa gidilir. Suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise ceza bir kat artırılır.
Suçun nitelikli halleri uzlaştırma kapsamında bulunmamaktadır.
Dolandırıcılık Suçlarında Daha Az Cezayı Gerektiren Hal
Suça ilişkin cezada artırıma gidilmesini gerektiren sebepler olduğu gibi daha az cezayı gerektiren bir hal de söz konusudur. Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlanarak dolandırıcılık suçu işlenmişse bu durum daha az cezayı gerektirmektedir. Ayrıca bu durumda suç şikayete tabi hale gelir. Yani şikayetin olmaması ya da şikayetin geri alınması hallerinde cezalandırmaya gidilmez. Yine bu halde hapis cezası ile adli para cezası, suçun temel ve nitelikli şekillerinde olduğu gibi ikisi birden olmayıp seçimliktir. Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlanarak dolandırıcılık suçu işlenmişse 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Dolandırıcılık suçlarının icrasına başlanmış ancak herhangi bir sebepten dolayı suç tamamlanmamışsa teşebbüs aşamasında kaldığından söz edilir. Bu halde Türk Ceza Kanununun 35. maddesi uygulanır.
Dolandırıcılık Suçunda Avukatlık
Dolandırıcılık suçlarında soruşturma ya da kovuşturma (mahkeme) aşamalarında avukatlar şüpheli/sanık müdafii yahut mağdur vekili olarak görev alabilir. Anayasa m.36’ya göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Dolandırıcılık suçunun tarafıysanız avukattan profesyonel yardım almanız yararınıza olacaktır.
Dolandırıcılık suçuna ilişkin en çok karşılaşılan bazı yöntemleri anlattığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

